Prizma
Gerçeklik, sandığımız kadar sağlam olmayabilir. İlan, hayatı boyunca her şeyin bir açıklaması olduğuna inandı. Doğru soruları sorar, gözden kaçan ayrıntıları bulur ve en karmaşık sorunları bile mantığın yardımıyla çözebilirdi. Fakat kendi hayatındaki boşlukları anlamak, hiçbir bilimsel problemi çözmeye benzemiyordu. Bir gece, yalnızca düşüncelerinden uzaklaşmak için çıktığı çatı katında dünya gözlerinin önünde parçalanmaya başladı. Gökyüzü çatladı. Şehir değişti. Fizik kuralları anlamını yitirdi. İlan hayatta kaldığında kendisini tanıdığı dünyanın kalıntıları arasında buldu. İnsanların yerini bilinmeyen yaratıklar almış, gerçekliğin sınırları bozulmuş ve açıklayamadığı bir güç avuçlarının içinde uyanmıştı. Mavi ışık, onun bedeninde beliren tek anormallik değildi. Bir gözü artık insan gözüne benzemiyordu. Ve terk edilmiş bir araştırma merkezinde bulduğu kayıtlar, bütün felaketin bir zamanlar insanlığın geleceğini kurtarmak amacıyla yürütülen bir deneyle başladığını gösteriyordu. Merkezdeki kristal, bilinmeyen bir enerjiyle rezonansa girmişti. Ardından gerçeklik parçalanmış, yaşam değişmiş ve dünya geri dönülmez biçimde dönüşmüştü. Şimdi çekirdek hâlâ çalışıyor. İlan, yaşananların ardındaki gerçeği ortaya çıkarmak zorunda. Ancak bir şeyi anlamakla onu kontrol edebilmek aynı şey değil. Üstelik kendi bedeninde uyanan gücün, felaketin kaynağıyla nasıl bir bağlantısı olduğunu henüz bilmiyor. Bazen bir dünyayı kurtarmak, onu eski hâline döndürmek anlamına gelmez. Bazen geriye kalan tek şey, parçalanmasını durdurmak ve değişmiş gerçekliğin içinde yaşamaya devam etmektir. İlan’ın önünde artık tek bir soru yok: Gerçeklik neden kırıldı? Asıl soru, kırılmış bir dünyanın içinde geriye neyin kalabileceği.
Yazar: Arvanis
Kategoriler: fantastik, portal-fantastik